Akdeniz Bölgesi, Adını Aldığı Akdeniz’e Kıyısı Olan Ve Bu Denizle Doğrudan Etkileşim Halinde Bulunan Bir Coğrafi Alan Olması Sebebiyle Akdeniz İkliminin En Belirgin Şekilde Görüldüğü Yerlerin Başında Gelmektedir. Türkiye’de Akdeniz İkliminin En Saf, En Yoğun Ve En Sürekli Hâlde Hissedildiği Bölge Olan Akdeniz Bölgesi, Hem Doğal Ortamın Şekillenmesinde Hem De İnsan Faaliyetlerinin Belirlenmesinde Bu İklim Tipinin Belirleyici Etkisine Maruz Kalır.
Akdeniz İklimi, Yazların Sıcak Ve Kurak, Kışların İse Ilık Ve Yağışlı Geçtiği Bir İklim Tipidir. Bu Özellik, Bitki Örtüsünden Tarım Ürünlerine, Yerleşim Tipinden Kültürel Hayata Kadar Her Alanda Gözlemlenebilir. Özellikle Yıllık Ortalama Sıcaklıkların Türkiye Ortalamasının Üzerinde Olması, Akdeniz Bölgesi’ni Tarım, Turizm Ve Enerji Gibi Alanlarda Öne Çıkaran Unsurların Başında Gelir.
Yaz Aylarında Hava Sıcaklıkları Genellikle 30 Derecenin Üzerine Çıkmakta Ve Bazı Günlerde 40 Derecenin Üzerinde Değerler Gözlemlenebilmektedir. Bu Durum, Yaz Mevsiminin Çok Uzun Ve Kurak Geçmesine Sebep Olur. Haziran Ayı İtibariyle Başlayan Kuraklık Dönemi, Eylül Ayının Sonlarına Kadar Devam Eder. Bu Süreçte Yağış Miktarı Son Derece Düşüktür Ve Bitkisel Üretim Genellikle Sulama İle Desteklenmek Zorundadır.
Kış Aylarında İse Diğer Bölgelere Göre Çok Daha Ilıman Bir Hava Hâkimdir. Sıcaklıklar Genellikle 10 Derecenin Altına Pek Düşmez Ve Kar Yağışı Son Derece Nadir Görülür. Özellikle Kıyı Kesimlerinde Don Olayları Neredeyse Hiç Yaşanmaz. Bu Özellik, Tropikal Ve Subtropikal Meyvelerin Yetişmesi İçin Elverişli Bir Zemin Oluşturur. Portakal, Mandalina, Limon, Muz, Avokado Ve Kivi Gibi Meyveler, Bölgenin İklimsel Avantajları Sayesinde Türkiye’de Sadece Bu Bölgede Geniş Ölçekte Yetiştirilebilmektedir.
Akdeniz Bölgesi’nde Yağışlar Genellikle Kış Aylarında Yoğunlaşır. Kasım, Aralık, Ocak Ve Şubat Ayları En Fazla Yağış Alan Dönemlerdir. Bu Yağışlar Genellikle Cephesel Yağışlar Şeklinde Olur Ve Uzun Süreli, Orta Şiddette Yağmur Yağışı Şeklinde Gözlemlenir. Bu Yağış Tipi, Toprak Erozyonunu Minimize Etmesi Açısından Tarım Açısından Son Derece Olumludur. Ancak Zaman Zaman Tropikal Yağışlara Benzer Şiddetli Yağmurlar Da Görülmekte Ve Bu Durum, Kısa Süreli Su Baskınlarıyla Sonuçlanabilmektedir.
Bölgenin Dağlık Yapısı, İklim Özelliklerinde De Mikroklima Alanlarının Oluşmasına Sebep Olur. Toros Dağları, Kıyıya Paralel Olarak Uzandığı İçin Denizin Etkilerinin İç Kesimlere Ulaşmasını Engeller. Bu Dağlar Sayesinde Kıyıda Ilıman Akdeniz İklimi Hâkimken, İç Kesimlerde Yükseltiye Bağlı Olarak Karasal İklim Özellikleri De Gözlemlenebilir. Özellikle Isparta, Burdur Ve Kahramanmaraş’ın Akdeniz Bölgesi’ne Dâhil Olan Kısımlarında Bu Geçiş Tipi İklimler Son Derece Belirgindir.
Kıyı Kesiminde Deniz Etkisinin Hissedilmesiyle Sıcaklık Farkları Azdır. Günlük Ve Yıllık Sıcaklık Farkı Türkiye Ortalamasının Altındadır. Bu Özellik, İnsan Sağlığı Açısından Da Son Derece Uygun Koşullar Oluşturur. Nem Oranının Görece Yüksek Olması, Özellikle Yaz Aylarında Hissedilen Sıcaklığın Gerçek Değerlerin Üzerine Çıkmasına Sebep Olabilmektedir. Ancak Bu Nem, Aynı Zamanda Bitki Örtüsünün Sürekliliğini Sağlayan Etkenlerden Biri Olarak Da Öne Çıkar.
Bölgede Görülen Bu İklim Tipi, Biyoçeşitliliği De Olumlu Yönde Etkilemektedir. Akdeniz İkliminin Hâkim Olduğu Yerlerde Maki Bitki Örtüsü Yaygındır. Makiler, Kızılçam, Zeytin Ağacı, Defne, Keçiboynuzu, Zakkum Ve Adaçayı Gibi Türlerden Oluşur. Ayrıca Yüksek Kesimlerde Meşe, Sedir Ve Karaçam Gibi Orman Ağaçları Da Görülmektedir. Bu Bitki Örtüsü, Hem Ekolojik Dengenin Korunmasına Katkı Sunar Hem De Bölgede Ekoturizm, Arıcılık, Mantarcılık Gibi Faaliyetlerin Gelişmesini Sağlar.
Rüzgarlar Açısından Da Akdeniz Bölgesi Önemli Özelliklere Sahiptir. Yaz Aylarında Genellikle Meltem Tipi Hafif Rüzgarlar Hâkimken, Kış Aylarında Lodos Ve Kıble Gibi Güneyli Rüzgarlar Etkili Olur. Bu Rüzgarlar Zaman Zaman Hava Koşullarında Ani Değişimlere Ve Fırtınalara Neden Olabilir. Ancak Bu Durum Genellikle Kısa Sürelidir Ve Uzun Vadeli Etkiler Yaratmaz.
İklim Özelliklerinin Bu Kadar Belirgin Ve Elverişli Olması, Akdeniz Bölgesi’ni Türkiye’nin En Önemli Tarım Merkezlerinden Biri Haline Getirmiştir. Aynı Zamanda Deniz Turizmi Açısından Da Bu İklim Tipi, Uzun Süreli Sezonlara İmkân Tanımakta Ve Ekonomik Açıdan Bölgeyi Desteklemektedir. Antalya, Mersin Ve Alanya Gibi Merkezler, Neredeyse Sekiz Ay Boyunca Kesintisiz Turist Ağırlayabilmektedir.
Bu İklim, Enerji Üretimi Açısından Da Fırsatlar Sunmaktadır. Güneş Enerjisi, Akdeniz Bölgesi’nde Yüksek Potansiyele Sahiptir. Yıllık Güneşlenme Süresi Türkiye Ortalamasının Çok Üzerindedir. Bu Da Bölgeyi Yenilenebilir Enerji Kaynakları Açısından Cazip Kılmaktadır. Tarımsal Sulamada Kullanılan Enerjinin Büyük Kısmı Artık Güneş Enerjisiyle Desteklenmektedir. Ayrıca Sera Tarımının Da Gelişmesinde Bu Sıcaklık Ve Işık Faktörlerinin Etkisi Büyüktür.